Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Akraba ile Muhabbet

Sırat köprüsünden geçerken neler hisseceğimizi bilemiyorum ama dünyada -tabirimi mazur görün- sıratın bir misali var mı denilseydi; akrabaların birbirleriyle olan ilişkileri derdim. Evlilikten önce de sonra da az veya çok hepimiz akrabalarla sınanıyoruz. Onlar da bizimle sınanıyorlar. Hayata her birimiz kendi penceremizden baktığımızdan ötürü; iyi kötü ne olursa olsun küçücük bir empati kırıntısı bile duysak kan çekiyor; yumuşuyor gönüller. Bayramlarda yine bir araya gelip kahkahalarla dolu yemekler yiyoruz. Sonra yine dönüyoruz başa. Kırgınlığımızı ifade etmek niyetiyle başlayan o ilk tespit cümlesiyle başlayan bir bina inşa olmaya başlıyor. Sonra tespitin yerini şikayet, onun yerini hakaret alıyor... Sıla dedi, rahim dedi. Birbirinizi çekiştirmeyin dedi. Daraldığınız zaman zikredin, Bana gelin dedi. Yine de bir kere tadına varınca vazgeçemiyoruz. Niye bunu bu kadar aşikar anlatıyorum peki? Çünkü en can yakıcı gıybet akrabanınki gibi geliyor bana. Dünyada bile şahit olmak, içinde b...

Başlıksız Yazılar

 Doktor bey yahut hanım bendeki rahatsızlık belki bir rahatsızlık bile değil bilemiyorum. Onu dahi tespit edemeyecek kadar uzaklaşmışım kendimden. Kendinden uzaklaşan insan neler yapar önce onu mu konuşsak? O kadar çok şey var ki size anlatmak istediğim. Belki başka bir seansa. Şimdilik yeter.

Namaz Yoksa Hiçbir Şey Yok

 Size ne öğretildiyse onu yaşarsınız, diye öğretildi değil mi hepimize? Aksine; size ne indirildiyse onu yaşamak mecburiyetindesiniz. Anneniz namaz kılmanıza gerek olmadığını düşündüyse sizi ibadete teşvik etmemiştir küçük yaşlarda. Bu onun vebali ve ölene kadar hatta öldükten sonra da sırtında. Peki ergenlik çağına erişmiş ve daha da sonrasında hala ibadetlerini yerine getirmemek? Bu da mı anne babanın sorumluluğu? Sizler çok küçük yaşta edinmeniz gereken sorumluluğu, mükellef olduğunuz halde yerine getirmeyerek hem kendinize hem de ebeveynlerinize yük yüklüyorsunuz. Günahı ikiye katlıyorsunuz. Haberiniz yok.