İnsanların kan emici gibi davrandıkları meclisleri birer sohbet halkası olarak görmüyorum. Herkesin Kızılay'a kan bağışı yapmak yerine oraya gelip birbirinin kanını emdiği bir yer. İşte bu kadar vahşice anlatmak istiyorum durumu. Niçin böyleyiz? Kendi yaralarımızı sarmakla ilgilenmektense başkalarında yaralar açmaktan keyif alan bir mümin olabilir mi? Hani Gazze için ağlayan gözleri varya komşu teyzemin, bakkal amcamın; iyilik adına yapılan bir şeyin altında buzağı aramasına ne demeli? Diyecek pek bir şey yok. Uzak durun!
Çocuğa terbiyeyi anne ve baba vermelidir. Anneanne babaanne ve dede değil. Çünkü onlar sadece merhamet odaklı yaklaşarak çocuklara sonsuz tolerans gösterebilirler. Bu noktada anne ve babanın otoritesini yok sayıp çocuklarını küçümseyen dede ve nineler büyüyünce ne kendilerine ne de kendi evlatlarına saygı duymayan torunla baş etmek zorunda kalacaklardır. Veya bunu nasıl yetiştirdiniz diyerek size saldıracaklardır. En iyisi çocuğu sevmesi gerekenler sadece sevsin. Terbiyesine müdahale etmesin.
Doktor bey yahut hanım bendeki rahatsızlık belki bir rahatsızlık bile değil bilemiyorum. Onu dahi tespit edemeyecek kadar uzaklaşmışım kendimden. Kendinden uzaklaşan insan neler yapar önce onu mu konuşsak? O kadar çok şey var ki size anlatmak istediğim. Belki başka bir seansa. Şimdilik yeter.
Yorumlar
Yorum Gönder